Anahtar Kelime Yoğunluğu ile SEO’da Başarı Elde Etmek

Yazar: SEMVESEO - Tarih: 14 Eylül 2018

Arama motoru denilince akla ister istemez Google gelmekte. Google sıralamalarında üst sıralamalara çıkmak için webmasterlar tarafından öne sürülmüş SEO faktörlerinden birisi de Anahtar Kelime Yoğunluğu. İngilizce’de bu terimin karşılığı “Keyword Density”. Birçok kişi tarafından ileri sürülen görüşe göre anahtar kelime yoğunluğu, iç SEO’nun çok dikkat edilmesi gereken hususlarından birisi.

Keyword Density, bir sayfadaki belli bir sözcük ya da sözcük öbeğinin, tüm içeriğe oranıdır. Örneğin SEO ile ilgili 300 sözcük içeren bir makalede 60 defa SEO sözcüğü kullanılmışsa(epeyce abartılmış) SEO anahtar sözcüğüne ilişkin yoğunluk %20 şeklindedir. Kimisi bu oranın %1-4 arası olması gerektiğini, kimisi %2-2,5’un ideal olduğunu söylemekte. Kimisi meta tagları işin içine katmakta, kimisi sadece kullanıcının gördüğü içeriği. Kimileri de anahtar kelime yoğunluğunun bir kriter olmadığını dile getirmekte. Kesin bir cevap ise zaten yok.

Ben, anahtar kelime yoğunluğunun bir kriter olmadığını, sadece aşırı kullanımın etkisinin olduğunu düşünenlerdenim. Çünkü doğrudan yapılacak incelemelerde de açıkça görüleceği üzere, başarı elde etmiş sıralamalarda keyword density ile başarı arasında bir bağ kurmak mümkün olmuyor. Kimi içerikte yüzde 10 kullanılırken, kimisinde yüzde 1’in altında. Burada örnek vermek doğru olmaz ama birçok sitede, anahtar sözcüğün hiç kullanılmadığı hallerde bile bu sitelerin sıralamalarda yer aldığını görmek mümkün. Yani keyword density %0 iken bile sırlamalarda yer almak mümkün. Arama motorları, insan odaklı yapılar. Zira sonucu gören insan. İnsana sonuç veren bir yapıda, örneğin yüzde 2,328724324 sayısına göre kural koymak mantıksız olacaktır.

Açıklanan nedenle anahtar kelime yoğunluğunun belli bir orana indirgenmesi mümkün değil. Ama kelimenin aşırı kullanımının spame sebep olacağını, arama motoru tarafından yazının cezalandırılacağını ve sıralamalara sokulmayacağını söylemek doğru olacaktır. Bu nedenle içerik üretirken, SEO araçları ile oran kontrolü yapmak yerine, yazıyı bir insan evladının okuyacağını, bu insan evladının sinirlerinin olduğunu, yazının sahibine hakaret ya da küfür edebileceğini, vb düşünerek, insan gibi içerik üretmek yapılması gerekendir. Ziyaretçi sayfayı severse, arama motoru da sever.

“Haber sitelerinin durumu nedir peki?”, diye soranlar olacaktır. Alışkanlıktan haber sitesi dediğimiz ama aslında kanalizasyon siteleri olan bu spam siteler çoğunlukla, anlamsız yazıların içerisine anahtar sözcükleri gömerek SEO’da başarı elde etmeye çalışmaktalar. Sıralamalarda üst sıralara çıkıyorlar mı? Evet, maalesef. Ancak üst sıralara çıkma nedenleri, 3 satırlık yazıyı şişirerek 980 sözcüğe çıkarmaları değil. Asıl sebep, site güçleri. Arama motorlarının maalesef, özellikle son yıllarda, büyük siteleri öne çıkarmak için algoritmalarında değişiklikler yaptıklarını, hatta kişisel düşünceme göre manuel olarak algoritmaya müdahale ettiklerini, görebiliyoruz. Amaç ne? Temelde arama motorunun amacı, “güvenilir siteye torpil” ama gerçekten bu siteler güvenilir mi diye yeterince sorgulanmıyor. Bir süre önce bu sitelere topluca spam cezası verilmişti. Sonra biraz edeplendiler ama durum yine eskiye dönmek üzere. Algoritma buna izin veriyor çünkü. Manuel ceza vermek yerine, bunu algoritmaya eklemek herkes ve temiz internet için çok daha faydalı olacaktır. Özetle, büyük sitelerin kelime yoğunluğunu abartmalarını önemsememek ve bunu örnek almamak gerekir düşüncesindeyim. Önemli olan, bir insanın okuyacağını düşünerek, soruya tam yanıt veren, özgün içerik üretmektir.