Hatalı Siteler Yaparak Yüksek Turstrank Elde Etmek mümkün mü?

Yazar: SEMVESEO - Tarih: 15 Aralık 2018

Turstrank konusunda detaylı bir konu hazırlanacak ancak özetle Trustrank, sitelerin güvenilirlik derecelerine göre sıralanmalarıdır. Buna göre sitelerin Trustrank değerleri olur ve sıralamadaki yerleri belirlenirken bu değerler da hesaba katılır. Trustrank değerini Google dışında hiçkimse hesaplayamaz. Sitelerde bulunan hesaplama araçları, site yapımcılarının kendi kafalarına göre uydurdukları formüllere göre puan vermektedir. Dolayısıyla güvenilir değiller.

Turstrank sistemi ise basit olarak şöyle kurulmuştur(en azından böyle kurulduğu söyleniyor): Google editörleri(bot değil editör yani insan) güvenilir siteler belirler. Bunlara kök, çıkış siteleri denir. Bu sitelerin trustrank puanları yüksektir. Bu sitelerden link alan diğer siteler de, aldıkları link sayesinde trustrank değerlerini artırırlar. Eskiden Pagerank denen sisteme bu kez editör ve kök site de eklenmiş özetle.

Verilen bilgilerde editörlerin kök siteler belirlediği, kalan işi botların yaptığı ve hesapladığı söylenmekte(Resmi söylem yok). Örneğin, 1 milyon site varsa editörler 100 kök site belirliyorlar. Bu sitelerden link alan diğer siteler, onlardan link alanlar, vb derken tüm sitelere trustrank değeri atanıyor.

Trustrank değeri belirlenirken, tasarım ve kodlamanın güncel ve hatasız olması, özgünlük, güncellenme sıklığı, vb gibi kriterler olduğu da söylenmekte. İşte sorun da burada başlıyor. Sorun şu: Meğer bu kadar detaylı sinyallere uygun sitelerin üst sıralarda olacağı belirtiliyorsa, neden üst sıralarda SEO düşmanı siteleri görebiliyoruz? Frontpage ile yapılmış site ilk sırada, sitenin kodlama hatalarını arka arkaya dizsek buradan Çin’e yol olur, sayfada 30 sözcük var ama 20’si aynı, yarım saatte açılan alışveriş sitesi gördü bu gözler, vb. Eğer sistem botlar üzerine kurulu olsaydı, eşitlik söz konusu olurdu. Ama eşit değil siteler. Demek ki sıralamalarda manuel, insana dair bir işlem var.

Kişisel düşüncem manuel işlemin, sadece kök sitelerin tespiti ile sınırlı olmadığı yönünde. Editörler tüm siteleri manuel olarak denetliyorlar. Her açılan yeni siteye, özellikle Search Console’a ya da Analytics’e eklenen her siteye, bir editör puan veriyor. Bunun takibi mümkün mü? Hesaplayalım:

1- Google’un 2017 geliri 110 milyar dolarmış. Bunun içinde tüm servisler var sanırım.

2- Dünyada 200 ülke var diyelim.

3- Türkiye’nin Google için ortalama bir gelir kapısı olduğunu düşünelim,

Dolayısıyla Google, Türkiye’den 500 milyon dolar kazanmış olsun 2017 yılında.

4- Aylık 7 bin TL’den 100 editör alsa işe,

5- Her editör günde 10 siteyi denetlese(50 siteyi rahat denetler aslında),

6- Türkçe yayın yapan 100 bin site olsa(Alexa puanları düşünüldüğünde çok daha azdır),

100 editör 100 bin siteyi, 100 günde denetleyebilir.

Yani Türkçe yayın yapan her siteyi 100 günde çok rahat bir şekilde manuel olarak denetlemek, bunlara puan vermek mümkün. Bir editör günde 50 site denetlese, bu süre 20 güne düşüyor.

Aylık editör masrafı ise sadece 700 bin TL. Yılda eder, 8,4 milyon TL. Yıllık kazanç neydi? 2,5 milyar TL. Dolayısıyla editörlere verilecek para önemsiz bir boyutta.

Sonuç:

Kişisel düşüncem, tüm sitelerin manuel olarak editörler tarafından değerlendirildiği ve bu sitelere puan verildiği yönündedir. Bu puanlar ise sıralamaları etkileyen en önemli kriter.

Bu işten biz nasıl fayda sağlayabiliriz?

Siteleri botlar için değil editörler için hazırlayarak, doğallık denen hususa dikkat ederek editörün sitemizi değerli görmesini, SEO zehirlenmesi denen yola başvurmayarak sitemizin amatör bir site olarak değerlendirmesini sağlamaya çalışabiliriz. Bunlar için:

  • Sitemizde kodlama hataları yapabiliriz,
  • Akademik yazım kurallarına uymayabiliriz,
  • Kalın, italik, vb işlerine girmeyebiliriz,
  • Tasarımımız amatör işi olabilir,
  • Resimleri biz çekebiliriz(profesyonel fotoğrafçıysak komşuya çektirebiliriz),
  • İletişim bilgilerini eksiksiz yayınlamalıyız,
  • Veri gizliliği politikası ve hizmet sözleşmesi konularını düzgün hazırlamayız,
  • Sitemizi tamamen hazırlamadan yayına almamalı(firma siteleri için özellikle), Search Console’a eklememeliyiz,
  • Amatör bir dil kullanabiliriz, Türkçe dil bilgisi hataları yapabiliriz,
  • Pazarlama tekniklerine yönelik içerik barındırmayız(örneğin, kullanıcı yorumları gibi alanlar yer almaz sitede),
  • Vergi, vb gibi numaralarımız varsa bunları yayınlamalıyız,
  • İç bağlantılarda amatör olmalıyız, footer ya da diğer alanlarda kullanılan linklerin SEO’ya uygun hazırlamayabiliriz, alt etiketlerde hatalar yapabiliriz,

gibi teknikler kullanabiliriz. Görüldüğü üzere iyi bir site yapmak zor olduğu gibi, kötü bir site yapmak da zor. Elimizden geldiğince amatör bir site hazırladıktan sonra Search Console’a eklemek yerine Google’ın siteden haberdar olmasını beklemek de faydalı olacaktır. Bu sayede SEO ile ilgilendiğinizi editör düşünmez.

Tüm bunlar hazırlanıp site indeks aldıktan kısa süre editörün siteye puan vereceğini düşünüyorum. Sonra siteyi güzelce derleyip toplamak, Google’ın resmi SEO araçlarını kullanarak siteyi hızlandırmak ve geliştirmek faydalı olacaktır.

Belirttiğim gibi bu bir düşünce. Resmi bir kaynağa dayanmıyor. Ama sıralamalarda gördüğüm sonuçlar beni bu düşünceye sevk ediyor. Sitede artık yaptığımız denemeleri de yayınlıyoruz. Bir deneme de bu düşünceyi baz alanarak hazırlanacak. Bakalım sonuç ne olacak.

Şunu da son söz olarak ekleyelim: Yukarıdaki ifadelerimden editörlerin siteyi sadece ilk açılışında denetlediği ve siteye puan verdiği anlamı çıkabilir. Bu doğru değil. Ara ara tüm sitelerin manuel olarak denetlendiğini düşünüyorum. Ama en önemli denetlemenin ilk denetleme olduğu düşüncesiyle amatör ruhun sitenin açılışında sergilenmesini, sonra işin profesyonelliğe dönüştürülmesini mantıklı buluyorum.

Kategori: SEO Etiket: #